Anasayfa » Haberler » Yöresel Bilmeceler

Yöresel Bilmeceler 

Yöresel Bilmeceler

Ala  Alaca bulaca,attım yamaca: (Heybe)

 Alaca bulaca,çıkar gider ağaca: (Yılan)

 Alaca karga,yuvarlanır harga,içi dolu kavurga: (Kuşburnu)

 Allah yapar yapısını,kullar açar kapısını:(Karpuz)

 Anamın eskisi,babamın püsküsü,yaş girer,kuru çıkar: (Fırın ve parduç)

 Anaya değmez,babaya değer,dayıya değmez,amcaya değer,Sana değmez,bana değer: (Dudaklar)

 Araba duvara çarparsa ne olur: (Durur)

 Aşağıdan gelir ustalar,ustaları üsteler,hangi kuşta gördün göbeğini desteler: (Örümcek)

 Benim bir gelinim var,gelenin gidenin elini öper: (kapı kolu)

 Bizim gelinin elbisesi kırmızı,düğmeleri siyah,ceketi yeşil: (Karpuz)

 Boynuzu var inek değil,ağaca çıkar leylek değil,yazı yazar katip değil,boyası var mürekkep değil: (Salyangoz)

 Buradan attım,Halep’ten çıktı: (Yıldırım)

 Cıngıllı tas,duvardan as: (Saat)

 Çıt demeden çalıya girer:(Işık)

 Dağdan gelir dağ gibi,kolları budak gibi,eğilir su içmeye,bağırır oğlak gibi: (Kağnı arabası)

 Dağdan gelir tepe takla,aman abla beni sakla: (Dolu)

 Dağdan gelir,taştan gelir,bir püsküllü eniştem gelir: (Geven)

 Dağdan gelir,taştan gelir,eğerlenmemiş aslan gelir: (Sel)

 Dam altında teke bağlı,boynuzları köke bağlı: (Kabak)

 Dedemin fesi,acı gelir nefesi: (Biber)

 Denize yağmur yağarsa ne olur: (Deniz ıslanır)

 Dört kardeş bir göle taş atar: (Sağılan inek ve memeleri)

 El keser,elim keser,yeşil koysam al keser: (Kına)

 Elden ele,belden bele,bunu bilmeyen kertenkele: (Para)

 Elemez melemez tandurun yanına gelemez: (Yağ)

 En çok mendil kullanan böcek hangisidir: ( Sümüklüböcek)

 Eşeği namladım,karşı köye yolladım: (Tüfek ve sesi)

 Etten kantar,altın tartar : (Kulak)

 Geven,gevenin altında ışıla,ışılanın altında muşula,muşulanın altında ev yıkan,ev yıkanın altında at torbası: (Saçlar,gözler,burun,ağız ve çene)

 Gittikçe geldikçe akıtır yaşı,dürttükçe bitirir işi: (Kalem)

 Hangi şey buzdolabında kalsa bile yakar: (Acıbiber)

 Hel helinde,ağzı belinde: (Yayık ve tuluk)

 Heriye heriye,davarı vurdum geriye,hangi kuşta gördün arka üstü yürüye: (Ölü)

 Hey umutlar,umutlar,gelsin ona bulutlar,ayağından su içer,gagardından yumurtlar: (Arpa)

 Hey yiğitler,hey yiğitler,Yusufumu vuran kel kurtlar,yer altından yumurtlar:(Kahmut)

 Hikayem höktü,çamura çöktü,kalkayım derken,kuyruğu koptu: (Şeker pancarı)

 Hilidi milidi,dış kapının kilidi,yatsıdan sonra bize gelen kimidi:(Uyku)

 İçi peynir beyazı,dışı kazan karası: (Turp)

 İki merek,bir direk: (Burun)

 Kanadı var kaz değil,boynuzu var koç değil: (Kelebek)

 Kapısı ardıç,bacası ardıç,içeriden çıkar bir kirli parduç:(Fırın)

 Kara tavuk,karnı yarık,sana mı kaldı tepesi delik: (Horik)

 Kara yılan,çalıya dalan: (Sambağı)

 Karacuğun katırı,ne yüklersen götürür: (Köprü)

 Kat kat kadayıf,bizin gelir çok zayıf,zayıflıktan vaz geçtik,gözünün biri kayıp: (İğne)

 Keser sapı,kermen yapı,beş dalı var,beş çiçeği: (El,kol)

 Kır kırımca,sarı yonca: (Kuymak)

 Kırmızı öküz yattı kalkmadı,sarı ökküz gitti gelmedi: (Ateş ve duman)

 Kuyu,kuyunun içinde suyu,suyunun içinde yılan,yılanın ağzında mercan: (Gaz lambası)

 Nereye gidersin eğri büğrü: (Duman)

 Pat kapının ardında,pak ocağın başında: (Süpürge)

 Sarıdır saman gibi,okunur Kur’an gibi,ya bunu bileceksin,ya bu gece öleceksin: (Altın)

 Siyah ineğin altında kırmızı danası var: (Ateş)

 Tavaya un koydum,ortasına kan koydum: (Sarık)

 Tenceremi kapakladım,yanlarını saçakladım: (Gözler)

 Terezimin dengi var,otuziki rengi var: (Kilim)

 Ucu sivri taş,içi oyuk,dışı taş: (Minare)

 Uzaktan gördüm çalı çeper,yanına vardım beni kapar: (Kuşburnu)

 Yedi delikli tokmak,bunu bilmeyen ahmak: (Kafa)

  Yer altında kırmızı minare: (Havuç)

 Yer altında sarıklı molla: (Soğan)

 Yol üstünde yağlı kayış: (Yılan)

 Yol üstüne sac koydum,geleni gideni aç koydum:(Oruç)