GÜMÜŞHANEDE KALANDAR GELENEĞİ

Gümüşhane ve komşu illerimize has bir gelenek olan, büyüklü küçüklü herkesin ilginç kıyafetler giyerek dolaştığı, şarkıların söylendiği, horonların oynandığı, kapılara çanta içerisinde yiyecek bırakıldığı “Kalandar Gecesi” yöre insanının vazgeçmediği geleneklerinden birisidir.

Yüzyıllardır bölgemizde devam ettirilen bu gelenek batıya göçün artmasına bağlı olarak önemini kaybetmiş ve unutulmaya yüz tutmuştur.

Ancak ne varki hala günümüzde bu geleneği kendi imkanları ile devam ettirmeye çalışan köylerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız var Gümüşhanede…

Merkeze bağlı Karamustafa köyü sakinlerinin her yıl bu mevsimde yapmış olduğu Kalandar eğlenceleri geniş halk kitleleri tarafından ilgi ile takip edilmekte ve beğenilmektedir.

Sivil toplum örgütleri içerisinde ise Yağlıdere Köyü ismini taşıyan “Yağlıdere Köyü Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği” Kalandar geleneğinin yaşatılmasına özel önem vermektedir.

Öyle ki geleneksel hale getirdikleri bu geleneğimizin 3.sünü geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirdiler.

Gümüşhane Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliğin bazı bölümlerini sosyal medyadan yapılan canlı yayınlarla izleme imkânı bulduk.

Programın sunuculuğunu üstlenen Hakime Zal hanımın sadece bu gece için Ankara’dan eşi ve arkadaşlarıyla birlikte Gümüşhane’ye gitmesi geleneklerimize / göreneklerimize ve kültürümüze vermiş olduğu önemi göstermesi açısından değerli buluyorum.

2018 Yılında Ankara’da yapılan “Gümüşhane Tanıtım Günleri” programı kapsamında yine Hakime hanımın tiyatral oyun şeklinde organize edip yönettiği “Kalandar Etkinliğini” canlı yayınla tüm Türkiye’ye anlatmasına/tanıtmasına şahit olmuştuk.

Peki Gümüşhane ’de özellikle köylerde bu gecede neler yapılır diye haklı bir soruyu soralım?

Yaptığımız araştırmalarda ve bizlerin çocukluk günlerinde hatırladığımız kadarıyla Kalandar  gecesinde çocuklar dışarı çıkar ve evleri dolaşmaya başlarlar. Ellerindeki torbaları evlerin kapısına koyup kapıyı tokmakladıktan sonra ev halkının torbanın içine koyacakları hediyeleri beklerler. Bu sırada da bazı maniler söylerler.

Hatta bazı muzip gençler eğlence kapsamında deve yaparlardı 2 veya 4 kişi ev, ev dolaşırlardı pestiliydi kömesiydi, dutuydu ceviziydi toplarlardı. “kalandariya, farfariya” “Git kilere, gel kapıya” manisini söylerlerdi.

Bunu ev sahibi duyunca beklentiyi anlardı elma, armut, cevizi her neyse ikram edilirdi.

Dörtkonak Köyünde ilkokul yıllarında böyle bir geceyi yaşadığımı arkadaşlarla birlikte değişik kıyafetler giyerek mahalle komşularımızı tek tek dolaştığımızı anımsıyorum.

Bu sebeple Yağlıdere Köyü Derneği Başkanı Turgut Ataman Beyi ve ekibini unutulmaya yüz tutmuş “Kalandar Gecesi’ kavramını bizlere hatırlattıkları için ayrıca geleneksel hale getirdikleri için tebrik ediyorum.

Yazımızın sonunda Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Sayın Prof.Dr.H.İbrahim Zeybek Beye buradan çağrı yaparak Gümüşhane ve çevresinde kültürümüzün ayrılmaz parçası olan “Kalandar” geleneğin akademik tez olarak araştırılmasını talep ediyoruz.

Bu sayede bu anlamlı geleneğimizin belki bilmediğimiz yönleri ortaya çıkacak ve daha değerli hale gelmiş olacaktır.

Yapılacak bu tez çalışması sonrası bireyler arasında birlik ve dayanışmaya büyük katkı sağladığına inandığımız “Kalandar” geleneğinin daha bilimsel hale gelmesiyle bizden sonraki kuşaklara yazılı kaynak olarak bırakılması üniversitemizin kültürümüze anlamlı bir hizmeti olacaktır.

Sisteme Kayıtlı Diğer Haberler
 27.5.2019   GELENEKSEL İFTAR YEMEĞİMİZ
 13.5.2019   ACI KAYBIMIZ
 19.4.2019   GÜMÜŞHANEYİ FOTOGRAFLARLA ESKİŞEHİRE GETİRDİK
 14.4.2019   GÜMÜŞHANE TARİHİNE IŞIK TUTACAK SÖYLEŞİ
 7.4.2019   GÜMÜŞ AKADEMİ DEVAM EDİYOR
 
Haber Arşivine Ulaşmak için tıklayınız..